Maarif Modelde sınavlara nasıl çalışmalıyım diye soran öğrenci sayısı gerçekten çok fazla. Çünkü eski alışkanlıkla sadece test çözmek yetmiyor mu, konu mu çalışalım, not mu çıkaralım, beceri sorularına mı ağırlık verelim, bunlar biraz karışıyor. Aslında işin özü şu: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli daha çok beceri temelli bir yaklaşımı öne çıkarıyor. Yani sadece bilgiyi ezberleyip geri verme değil; anlama, yorumlama, ilişki kurma, problem çözme, karar verme, öğrendiğini başka durumlarda kullanma tarafı önem kazanıyor. Modelin resmi çerçevesinde de beceriler çerçevesi, kavramsal beceriler, alan becerileri ve bütüncül gelişim vurgulanıyor. Özellikle eleştirel düşünme, problem çözme ve karar verme gibi üst düzey beceriler açık biçimde öne çıkarılıyor. Ayrıca model 2024-2025’ten itibaren okul öncesi, 1, 5 ve 9. sınıflarda kademeli uygulanmaya başladı; 2025’te de ortak metin ve alan becerileri güncellemeleri paylaşıldı.
Maarif Model de yazılılarda 100 almak için ne yapmalıyım ?
O yüzden Maarif Modelde sınava hazırlanırken ilk yapman gereken şey, dersi sadece konu başlığı olarak görmemek. Mesela bir üniteyi bitirdin diye o konuyu öğrendim demek için biraz erken olur. Çünkü artık mesele yalnızca tanımı bilmek değil, o bilgiyi bir metinde, görselde, tabloda, günlük hayat örneğinde ya da farklı biçimde sorulduğunda da anlayabilmek. Çocuklar bazen şunu yapıyor, konu anlatımını bir kere okuyor, arkasından da oturup 150 soru çözüyor. Sonra diyor ki hocam ben çok soru çözdüm ama sınavda yapamadım. Sebebi genelde şu oluyor: sorunun mantığını değil, soru tipini ezberlemiş oluyor. Halbuki yeni modelde asıl beklenen, öğrencinin düşünerek ilerlemesi.
Uğurcan Öğretmen Yazılıdan 100 almak için ne öneriyor ?
Ben sana şöyle bir çalışma düzeni öneririm. Önce konuyu kısa ama dikkatli biçimde öğren. Uzun uzun altını çizip saatlerce renkli kalemlerle uğraşmana çok gerek yok. Ama konu çalışırken muhakkak kendine şu soruları sor: Bu konu bana ne anlatıyor, bunun günlük hayattaki karşılığı ne, bununla ilgili nasıl bir çıkarım yapılabilir, öğretmen bunu farklı nasıl sorabilir. Mesela fen dersindeysen sadece tanımı değil, deney düzeneklerini, grafik yorumunu, neden-sonuç ilişkisini de düşün. Türkçede sadece paragraf çözme değil, metnin ana fikrini, yazarın tavrını, çıkarımı ve örtülü anlamı ayırt etmeye çalış. Matematikte işlem kadar, problemi anlamaya ve verilen bilgiyi düzenlemeye uğraş. Yani dersin içine akıl yürütme katman lazım.
Maarif Modelde sınava çalışmanın ikinci önemli noktası not tutma şeklidir. Her şeyi deftere geçirmek çok verimli olmuyor, hatta bazen öğrenci yazdığını çalışmış sanıyor. Daha kısa, daha seçilmiş notlar lazım. Başlık başlık küçük özetler çıkar. Bir konunun tamamını yazma, sadece unutma ihtimalin yüksek olan yerleri yaz. Mesela karıştırdığın kavramlar, formüller, önemli ayrımlar, sık hata yaptığın yerler. Kısacası defterin güzel görünmesi değil, tekrar ederken işine yaraması lazım. Biraz dağınık olabilir, çok sorun değil. Zaten öğrenme süreci biraz öyle olur, her şey cetvelle çizilmiş gibi gitmez.
Bir başka konu da soru çözme meselesi. Şimdi öğrencilerde şöyle bir yanlış var, ne kadar çok soru o kadar iyi sanılıyor. Bu her zaman doğru değil. Az ama kaliteli soru, düşünerek çözülen soru, yanlışları dönüp bakılan soru daha kıymetli. Çünkü beceri temelli sorularda öğrenci bazen soruyu yarıda kaybediyor. Yani bilgisi var ama soruyu tam okuyamıyor, veriyi seçemiyor, ne istendiğini fark edemiyor. O yüzden soru çözerken hızdan önce anlama alışkanlığı kurman lazım. Ben olsam öğrencime şunu söylerim: Bir soruyu çözdün, doğru çıktı diye hemen geçme. Bu soru benden ne istedi, ben burada nerede düşündüm, farklı sorsaydı yapar mıydım, biraz da bunu sor kendine. Böyle çalışırsan sınavda karşına yeni nesil tarzında, yorum ağırlıklı, beceri odaklı sorular geldiğinde daha rahat edersin. Zaten MEB’in Maarif Model sayfalarında da öğrenme çıktılarının becerilerle ilişkilendirildiği ve ölçme değerlendirme tarafında beceri temelli yaklaşımın geliştirilmeye devam ettiği görülüyor.
Bağlam Temelli Sorular Nedir, Maarif Modelinde Neden Önemlidir?
Bağlam temelli soru, bilgiyi tek başına sormak yerine onu bir olay, günlük yaşam durumu, metin, görsel, tablo, deney, grafik ya da gerçek bir problem içinde öğrenciye sunan soru türüdür. Yani öğrenci sadece bildiğini söylemez; verilen durumu anlayıp yorumlar, ilişki kurar, çıkarım yapar ve bilgisini uygun yerde kullanır. Maarif Modelinde beceri temelli yaklaşım güçlendiği için, bağlam temelli sorular da daha önemli hale gelir. Çünkü bu model öğrencinin yalnızca cevabı bilmesini değil, düşünme sürecini kullanmasını, sorgulamasını, problem çözmesini ve öğrendiğini farklı durumlara taşımasını bekler.
Açık uçlu sınavların yanında beceri temelli denemeler de eski önemini koruyor mu ?
Burada deneme sınavlarının yeri ayrı. Ama denemeyi sadece net öğrenme aracı olarak kullanırsan biraz eksik kalır. Deneme aynı zamanda kendini tanıma aracıdır. Hangi derste dikkat dağılıyor, hangi soru tipinde acele ediyorsun, süreyi nerede yanlış kullanıyorsun, moralin ne zaman bozuluyor, bunları gösterir. Yani deneme sadece sonuç kağıdı değildir. Hatta bazen düşük gelen bir deneme, çok iyi gelen bir denemeden daha faydalı olur çünkü sana açık açık eksiğini gösterir. Öğrenciler buna üzülüyor ama aslında bazen en güzel çalışma malzemesi kendi yanlışlarıdır. Bir denemeden sonra yarım saat sadece yanlış analizi yapman, iki deneme daha çözmekten daha faydalı olabilir.
Yanlış analizi demişken, bunu düzgün yaparsan çalışma sistemin çok değişir. Yanlış yaptığın soruları üç gruba ayır. Bilmiyordum, dikkatsizlik yaptım, bildiğim halde yorumlayamadım. Bu ayrım çok önemli. Çünkü her yanlış aynı sebepten çıkmıyor. Bir öğrenci bütün yanlışlarını bilgi eksikliği sanıyor, sonra gidip tekrar tekrar konu çalışıyor. Halbuki sorun bazen okumama, bazen acele etme, bazen de yorumlama becerisinin yeterince gelişmemesi oluyor. Maarif Model biraz da burada fark oluşturuyor zaten. Sadece bilgi yüklemek değil, bilgiyi nasıl işleyeceğini de öğrenmek gerekiyor.
Yazılıdan 100 almak için planlı mı olmak zorunluluk mu ?
Bir de çalışma planı meselesi var. Plansız çalışan öğrenci genelde çok yorulur ama az ilerler. Çünkü sabahtan başlar, akşama kadar masa başındadır ama ne yaptığı belli değildir. Benim önerim, gün gün abartılı programlar değil, haftalık sade planlar yapman. Mesela bir haftada hangi konuları tekrar edeceğin, hangi gün soru çözümü ağırlıklı gideceğin, hangi gün yanlış kapatacağın belli olsun. Her gün her dersten biraz yapmak kulağa iyi geliyor ama herkese uygun değil. Bazı öğrencinin bir gün iki derse yoğunlaşması daha iyi olur. Yani çalışma planın sana ait olsun, başkasından kopya gibi durmasın. İnternette gördüğün programlar çok düzenli gözüküyor ama gerçek öğrenci hayatı bazen öyle yürümüyor. O yüzden uygulanabilir olan plan iyidir, süslü olan değil.
Bir önemli nokta daha var. Maarif Modelde öğrencinin sadece akademik değil, bütüncül gelişimi de vurgulanıyor. Resmi metinlerde insanın ruh, beden, zihin ve değer yönüyle ele alındığı, yani sadece test çözen biri gibi görülmediği açıkça anlatılıyor. Bu yüzden sınava çalışırken uykuyu, mola vermeyi, hareket etmeyi, duygusal olarak da dengede kalmayı küçümsememek gerekir. Çok çalışan ama hiç dinlenmeyen öğrenci bir noktadan sonra verimsizleşir. Hele gece geç saatlere kadar çalışıp sabah halsiz kalkmak, bilgiyi artırmaktan çok performansı düşürür. Çocuklar bazen bunu kabul etmek istemiyor ama yorgun beyin her zaman iyi öğrenmiyor. Çalışmış olmakla verimli çalışmış olmak aynı şey değil.
Sınavlara hazırlanırken öğretmenin anlattığı yerleri küçümseme. Bu da çok oluyor. Öğrenci diyor ki ben zaten evde videodan izliyorum. Tamam, izlesin tabii ama öğretmenin derste vurguladığı noktalar, soru sorarken kullandığı dil, altını çizdiği kavramlar aslında ölçme mantığı hakkında da fikir verir. Çünkü öğretmen derste sadece bilgi anlatmaz, önemli olan yerleri de sezdirir. O yüzden derste aktif olmak, soru sormak, anlamadığın yerde dönüp istemek önemli. Özellikle Maarif Modelde pasif dinleyici gibi kalmak çok işine yaramaz. Biraz soran, düşünen, ilişki kuran öğrenci olmak gerekiyor.
Peki sınav haftasında nasıl çalışılmalı?
Burada çok büyük hata yapılıyor. Öğrenci son hafta panikleyip eksik olan her şeye saldırıyor. Bu doğru değil. Son hafta yeni dağlar devirmek değil, olanı sağlamlaştırma haftasıdır. Kısa tekrarlar, seçilmiş sorular, sık yapılan hataların gözden geçirilmesi, uyku düzeninin toparlanması daha kıymetli. Eğer eksiklerin çoksa onları da önceliklendirmen lazım. Hepsini birden kapatmaya kalkarsan daha çok gerilirsin. Biraz eksik kalabilir, bu normal. Hiçbir öğrenci sınava yüzde yüz eksiksiz girmiyor zaten.
Bir de motivasyon kısmı var. Ama motivasyon deyince sadece gaz veren cümleler anlaşılmasın. Gerçek motivasyon, ilerlediğini görmektir. Bugün çözemedğin şeyi bir hafta sonra çözebiliyorsan motivasyon oluşur. O yüzden küçük gelişmeleri fark et. Netin hemen sıçramayabilir. Bazen önce yanlışların azalır, sonra hızın artar, sonra net gelir. Gelişim her zaman tek çizgi gibi yukarı gitmez. Biraz iner çıkar, normaldir. Öğrenci bazen bir kötü denemede hemen bütün emeğini çöpe atıyor. Gerek yok. Bir deneme seni tanımlar diyemeyiz.
Kısaca toparlayayım. Maarif Modelde sınava çalışmak demek sadece konu bitirmek ve test sayısı artırmak demek değil. Konuyu anlayarak öğrenmek, bilgiyi yorumlamak, bağlam temelli sorulara hazırlanmak, yanlışını neden yaptığını görmek, düzenli tekrar yapmak, seçilmiş notlar tutmak, denemeyi analiz etmek ve süreci biraz dengeli yürütmek demek. Eski usul sadece ezberleyip geçme mantığı artık daha az yetiyor. Öğrenci ne bildiğini, onu nerede nasıl kullanacağını da göstermek zorunda kalıyor. Bu ilk başta zor gibi duruyor ama aslında doğru çalışırsan daha kalıcı öğrenme sağlıyor.
Ben öğretmen olarak şunu söylerim: Her gün çok çalışmaya değil, her gün ne yaptığını bilerek çalışmaya odaklan. Anlamadan geçme. Yanlıştan kaçma. Düşünmekten yorulma. Çünkü yeni model biraz bunu istiyor. Öğrencinin hazır cevabı değil, kurduğu düşünceyi görmek istiyor. Sen de çalışmanı buna göre kurarsan sınavlarda daha sağlam ilerlersin.

Hata!
Yorumunuz Çok Kısa, Yorum yapabilmek için en az En az 10 karakter gerekli