Güncel

Bağlam Temelli Sorular Nedir, Maarif Modelinde Neden Önemlidir?

 Bağlam Temelli Sorular Nedir, Maarif Modelinde Neden Önemlidir?
Okunuyor Bağlam Temelli Sorular Nedir, Maarif Modelinde Neden Önemlidir?

Bağlam temelli soru nedir?


Bağlam temelli soru, öğrencinin sadece bilgiyi ezberleyip söylemesini değil, o bilgiyi bir durum içinde kullanmasını isteyen soru türüdür. Yani soru doğrudan tanım sormaz, bilgiyi bir olayın, bir metnin, bir tablonun, bir deneyin, bir günlük hayat örneğinin içine yerleştirir. Öğrenci de önce verilen durumu anlamak zorunda kalır, sonra hangi bilgiyi kullanacağını seçer, ardından yorum yapar ve sonuca ulaşır. Bu yüzden bu soru tipi ilk bakışta uzun görünse de aslında sadece bilgi değil, düşünme becerisi de ölçer.

Bağlam temelli soruların maarif modelle ilişkisi nedir ?


Maarif Modelinde öne çıkan noktalardan biri, öğrencinin yalnızca bilen değil, anladığını kullanan, yorumlayan, ilişki kuran ve problem çözen birey olmasıdır. Bu yüzden bağlam temelli sorular bu modelin mantığıyla oldukça uyumludur. Çünkü burada öğrenci hazır bilgiyi tekrar etmez; bilgiyi bir bağlam içinde işler. Kısacası öğrenci, öğrendiğini nerede ve nasıl kullanacağını da göstermek zorunda kalır. Tam da bu nedenle sınavlara hazırlanırken sadece konu bitirmek değil, bağlam temelli sorular üzerinde düşünerek çalışmak gerekir.


Bağlam Temelli Sorular Nedir? Maarif Modeline Göre Nasıl Çalışılmalı?

Son yıllarda neden daha çok konuşuluyor?
Bağlam temelli sorular son dönemde öğrencilerin karşısına daha sık çıkmaya başladı. Bunun en önemli sebebi, eğitimde artık yalnızca bilgi yükleyen değil, bilgiyi kullanabilen öğrenci anlayışının güçlenmesi. Öğrenci konuyu biliyor olabilir ama soru bir grafikle, bir senaryoyla, bir haber metniyle ya da günlük hayattan bir örnekle verildiğinde aynı başarıyı gösteremeyebilir. İşte tam burada bağlam temelli soru kavramı devreye girer. Çünkü bu soru tipi, öğrencinin sadece ne bildiğine değil, bildiğini nasıl kullandığına da bakar.

Bağlam temelli sorularda sadece bilgi yetiyor mu ?


Eskiden birçok öğrenci için konu çalışmak ve peşinden bol bol test çözmek yeterli gibi görünüyordu. Ama bağlam temelli sorularda bu yöntem tek başına yetmeyebiliyor. Çünkü öğrenci bazen bilgiyi öğreniyor ama onu farklı bir biçimde sunulunca tanıyamıyor. Soruda uzun bir metin görünce panikliyor, gereksiz bilgiyle önemli bilgiyi ayıramıyor ya da neyin sorulduğunu tam kavrayamıyor. Bu da öğrencinin aslında bildiği şeyi sınavda kullanamamasına yol açıyor.

Bağlam temelli soru nasıl bir şeydir?


Bu soru türünde bilgi doğrudan verilmez ya da doğrudan sorulmaz. Mesela fen dersinde bir deney düzeneği üzerinden, matematikte günlük hayat problemi üzerinden, Türkçede bir metin ya da paragraf üzerinden, sosyal bilgilerde ise bir olay ya da yorum metni üzerinden soru kurulabilir. Burada öğrenci önce bağlamı, yani verilen çerçeveyi anlamak zorundadır. Ondan sonra kendi bilgisini o çerçeveye yerleştirir. Asıl fark da burada ortaya çıkar. Çünkü bu soru tipi sadece ezberin değil, dikkatli okumanın ve mantıklı düşünmenin de ölçülmesini sağlar.

Bağlam temelli soru neden zor geliyor?


Öğrencilerin çoğu bağlam temelli sorularda aslında konudan değil, soru yapısından zorlanıyor. Özellikle uzun sorular göz korkutuyor. Halbuki uzun olan her soru zor değildir. Bazen sorunun yarısı sadece seni konuya hazırlamak için verilmiştir. Asıl ölçülen kısım daha kısa bir bölümde saklı olur. Ama öğrenci daha baştan bu soru zor düşüncesine girince metni dağınık okuyor, ipuçlarını kaçırıyor ve yapabileceği soruyu da yapamıyor. Biraz da mesele bu, soru kadar öğrencinin soruya yaklaşımı da önemli.

Bu tip sorularda yapılan en büyük hata, soruyu tam anlamadan şıklara gitmektir. Oysa önce bağlamı görmek gerekir. Olay ne anlatıyor, metin ne söylüyor, tablo neyi gösteriyor, grafik hangi değişimi veriyor, deneyde ne karşılaştırılıyor, bunları oturtmadan cevap aramak genelde acelecilik olur. Öğrenci bazen bilgiyi biliyor ama bağlamı tam kuramadığı için yanlış yapıyor. Bu nedenle bağlam temelli sorularda ilk beceri, doğru ve sakin okuma becerisidir.

Maarif Modelindegöre bağlam temelli sorular neden bu kadar önemli?


Maarif Modeli öğrenciyi sadece sınav çözen biri gibi değil, düşünen, ilişki kuran, analiz eden, karar veren biri olarak ele alıyor. Bu yüzden soru yapılarında da sadece bilgi düzeyini ölçmek yeterli görülmüyor. Öğrencinin düşünme sürecini kullanması, bilgiyi başka durumlara taşıyabilmesi, okuduğundan anlam çıkarabilmesi bekleniyor. Bağlam temelli sorular da tam burada önem kazanıyor. Çünkü bu sorular öğrencinin sadece cevabı bulmasını değil, cevaba giderken nasıl düşündüğünü de ortaya koyuyor.

Gerçek yaşamla bağlantı kurar
Bağlam temelli soruların güzel tarafı, bilgiyi hayattan kopuk şekilde vermemesidir. Mesela basınç konusu sadece bir formül gibi değil, kar ayakkabısı, bıçak, zemin, lastik gibi günlük örneklerle karşına gelir. Matematikte oran-orantı sadece işlemsel kalmaz, alışveriş, zaman, yol ya da grafik üzerinden sorulabilir. Türkçede bir paragraf yalnızca anlam değil, yorum, çıkarım ve yazarın yaklaşımı üzerinden de değerlendirilebilir. Böyle olunca öğrenci konuyu yaşamla ilişkilendirmeyi öğrenir. Aslında kalıcı öğrenme de biraz böyle oluşur.

Bağlam temelli soruları öğrenci neden yanlış yapıyor?


Bağlam temelli sorularda yanlışların önemli bir kısmı doğrudan bilgi eksikliğinden gelmez. Bazen öğrenci soruyu eksik okur. Bazen önemli ifadeyi atlar. Bazen bağlamı yanlış yorumlar. Bazen de doğru bilgiyi yanlış yerde kullanır. Bu yüzden bu soru türünde yanlış analizi çok önemlidir. Öğrencinin sadece yanlış yaptım demesi yetmez. Nerede yanlış yaptığını da bilmesi gerekir. Soruyu mu anlamadım, bilgiyi mi bağlayamadım, dikkat mi kaydı, bunlar ayrılmalıdır.

Bağlam temelli sorular nasıl çözülmeli?


Bağlam temelli soru çözerken önce soru köküne değil, verilen yapıya genel olarak bakmak faydalıdır. Metin mi var, tablo mu var, deney mi var, görsel mi var, önce bunu anlamak gerekir. Sonra soru kökü dikkatli şekilde okunur. Soru benden tam olarak ne istiyor diye içten bir tekrar yapılabilir. Ondan sonra gerekli bilgi çağrılır ve cevaba gidilir. Yani burada gelişigüzel değil, kontrollü bir ilerleme gerekir. Biraz yavaş ama doğru gitmek, hızlı ama dağınık gitmekten daha iyidir.

Anahtar kelimeler çok belirleyicidir
Bu tür sorularda bazı kelimeler sorunun yönünü tamamen değiştirir. En uygundur, çıkarılabilir, ulaşılamaz, kesin olarak, karşılaştırılırsa, neden olur, sonucunda gibi ifadeler çok önemlidir. Öğrenci bazen sorunun büyük kısmını okuyup tam da bu anahtar kelimeyi kaçırıyor. Sonra da farklı bir şık işaretliyor. O yüzden bağlam temelli sorularda küçük görünen ifadeler aslında büyük ipucu taşır.

Derslere göre değişen yönleri vardır
Bağlam temelli soru her derste aynı şekilde karşımıza çıkmaz. Türkçede daha çok okuduğunu anlama, çıkarım yapma, sözün geliş yönünü fark etme gibi beceriler öne çıkar. Matematikte günlük yaşam problemleri, tablo okuma, veriyi kullanma, işlem kadar muhakeme etme tarafı güçlenir. Fen bilimlerinde deney düzenekleri, grafik yorumlama, değişkenler, neden-sonuç ilişkisi ve bilimsel düşünme daha öne çıkar. Sosyal bilgilerde olaylar arasında bağ kurma, yorumlama ve metin çözümleme önemli hale gelir. Ama hepsinin ortak noktası aynıdır: bilgi bir bağlam içinde kullanılır.

Bağlam temelli sorulara nasıl çalışılmalı?


Bu soru türüne hazırlanmak için sadece test sayısını artırmak çok yeterli değildir. Elbette soru çözmek gerekir ama asıl önemli olan nasıl çözdüğündür. Bir sorudan sonra dönüp ben burada neyi kaçırdım diye düşünmek gerekir. Öğrencinin her yanlışını bilgi eksikliği sanması doğru olmaz. Bazen okuma eksikliği, bazen yorumlama sorunu, bazen de dikkat dağınıklığı daha büyük etkendir. Bu nedenle soru çözümünden sonra mutlaka kısa bir analiz yapılmalıdır.

Öğrenci isterse yanlışlarını üç gruba ayırabilir. Soruyu anlamadım, bilgiyi bağlayamadım, dikkatsizlik yaptım. Bu üç başlık bile tek başına çok şey gösterir. Çünkü sorun neredeyse çalışma da ona göre şekillenir. Eğer bağlamı anlayamıyorsan daha fazla dikkatli okuma çalışması yapman gerekir. Eğer bilgiyi bağlayamıyorsan konuyu günlük hayat örnekleriyle tekrar etmen gerekir. Eğer dikkatsizlik varsa hızını, sınav disiplinini ve odak süreni gözden geçirmen gerekir.

Bağlam temelli sorularda en büyük avantajlardan biri düzenli okuma yapan öğrencide görülür. Çünkü uzun metinden korkmayan, dikkatli okuyan, cümleler arasındaki ilişkiyi görebilen öğrenci bu sorularda daha sakin kalır. Bu sadece Türkçe için değil, diğer bütün dersler için de önemlidir. Özellikle yeni nesil soruların büyük kısmında metin, açıklama, veri, tablo ya da açıklayıcı cümleler yer aldığı için okuma becerisi genel başarıyı doğrudan etkiler.

Süreç biraz sabır ister
Birçok öğrenci bağlam temelli sorularda hemen hızlanmak ister. Ama ilk aşamada hedef hız değil, doğruluktur. Önce soruyu doğru anlamayı öğrenmek gerekir. Zamanla hem okuma hızlanır hem de bağlamı çözme becerisi gelişir. Başta zor gelen soru tipi, birkaç hafta düzenli çalışmayla daha tanıdık hale gelir. Bu yüzden öğrenci hemen moral bozmamalı. İlk denemede zorlanmak normaldir.

Bağlam temelli sorularda sonuç olarak ne yapmak gerekir?


Bağlam temelli sorular, Maarif Modelinin istediği düşünme ve uygulama yaklaşımıyla doğrudan uyumludur. Bu sorular öğrenciden sadece bilgi değil, dikkat, yorum, seçme, ilişki kurma ve çıkarım yapma becerisi ister. O yüzden sınava hazırlanan öğrencinin çalışmasını sadece konu bitirme üzerine değil, okuma, anlama, yorumlama ve bilgiyi bağlama yerleştirme üzerine de kurması gerekir. Kısacası mesele sadece cevabı bulmak değil, cevaba nasıl gidildiğini öğrenmektir. Bu alışkanlık kurulduğunda bağlam temelli sorular korkutucu olmaktan çıkar, hatta zamanla öğrencinin en güçlü olduğu alanlardan biri haline gelebilir.

Yazar : Uğurcan BÜYÜKKAYA

Uzman Fen Bilimleri Öğretmeni

Yorum Yap

Giriş Yap
Yazı Ekle