Güncel

Diş Teli Varken Kola İçmek Masum Değil: Uzman İsimden Kritik Uyarılar

 Diş Teli Varken Kola İçmek Masum Değil: Uzman İsimden Kritik Uyarılar
Okunuyor Diş Teli Varken Kola İçmek Masum Değil: Uzman İsimden Kritik Uyarılar

Ortodontik tedavi gören binlerce genci yakından ilgilendiren bir konu, uzmanlar tarafından tekrar gündeme getirildi. Özellikle gençler arasında popüler olan asitli ve şekerli içeceklerin, diş teli tedavisi sürecindeki görünmeyen tehlikelerine dikkat çeken Mersinli Ortodonti Uzmanı Dt. Caner Büyükkaya, “Bir anlık keyif, aylarca süren emeği ve binlerce liralık yatırımı riske atabilir,” diyerek aileleri ve hastaları uyardı.

Tedavinin Başarısını Gögeleyen Gizli Düşman: Asit ve Şeker

Diş teli tedavisinin, sadece dişleri düzeltmekle kalmayıp aynı zamanda hassas bir bakım süreci gerektirdiğini belirten Uzm. Dt. Caner Büyükkaya, kola gibi içeceklerin bu süreçteki olumsuz etkilerini vurguladı. “Klinik pratiğimde en sık karşılaştığım sorunlardan biri, asitli içeceklerin braket (diş teli parçası) çevrelerinde yarattığı demineralizasyon, yani beyaz nokta lezyonlarıdır. Bu lezyonlar, aslında çürüğün başlangıç aşamasıdır ve tedavinin sonunda estetik olarak hayal kırıklığı yaratabilir,” dedi.

Braketlerin ve tellerin, diş yüzeyinde gıda artıklarının ve plağın birikmesi için elverişli alanlar oluşturduğunu ifade eden Büyükkaya, “Hastalarıma her zaman söylediğim gibi, diş telleri birer plak mıknatısı gibidir. Şekerli ve asitli bir içecek tükettiğinizde, bu asit doğrudan braketlerin etrafında hapsolur ve diş minesine normalden çok daha uzun süre ve yoğun bir şekilde temas eder. Bu durumun diş teli varken kola tüketiminin ne kadar riskli olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor,” diye ekledi.

“Teller Çıktığında Lekeli Dişlerle Karşılaşmayın”

Ortodontik tedavinin nihai amacının sadece düzgün sıralanmış dişler değil, aynı zamanda sağlıklı dişler olduğunu belirten Uzm. Dt. Caner Büyükkaya, konunun sadece estetik bir problem olmadığını belirtti. “Asitli içeceklerin yol açtığı mine erozyonu ve lekelenmeler, tedavi bittikten sonra bile kalıcı olabilir. Benim gözlemim o ki, hastalar en çok teller çıktıktan sonra dişlerinde beklemedikleri lekelerle veya çürük başlangıçlarıyla karşılaştıklarında üzülüyorlar. Oysa bu, doğru bakım ve beslenme alışkanlıklarıyla tamamen önlenebilir bir durumdur.”

Bu tür içeceklerin tüketiminin sadece lekelenme değil, aynı zamanda daha ciddi sorunlara da kapı araladığını söyleyen Büyükkaya, “Unutmamak gerekir ki, ortodontik tedavi ve diş çürüğü ilişkisi, tamamen hastanın ağız hijyenine bağlıdır. Asit, diş minesini zayıflatır ve bu da çürük oluşumunu hızlandırır. Tedavi sırasında bir de çürük tedavisiyle uğraşmak, tüm süreci olumsuz etkiler.”

Peki Ne Yapmalı? Uzmanından Öneriler

Tedavi sürecinin bir ekip işi olduğunu ve hastanın katılımının en az hekimin çabası kadar önemli olduğunu vurgulayan Büyükkaya, şu önerilerde bulundu:

  • Öncelik Suyun: Asitli ve şekerli içecekler yerine su tüketimini alışkanlık haline getirin.
  • Tüketim Sonrası Bakım: Eğer bu tür bir içecek tükettiyseniz, hemen ardından ağzınızı suyla çalkalayın ve mümkün olan en kısa sürede dişlerinizi fırçalayın.
  • Pipet Kullanımı: Zorunda kalırsanız, içeceğin dişlerle temasını en aza indirmek için pipet kullanmayı tercih edin.
  • Profesyonel Destek Alın: Tedavi sürecinizle ilgili tüm endişelerinizi ve sorularınızı hekiminizle paylaşmaktan çekinmeyin. Başarılı bir Mersin ortodonti tedavisi için hekim ve hasta arasındaki iletişim kritik öneme sahiptir.

Uzm. Dt. Caner Büyükkaya, “Sağlıklı ve güzel bir gülüşe kavuşmak için çıkılan bu yolda, küçük fedakarlıklar yaparak ömür boyu sürecek bir memnuniyete ulaşmak mümkündür,” diyerek sözlerini tamamladı.

Yorum Yap

Giriş Yap
Yazı Ekle