Fen Bilimleri

 

Eray Bolukçu

Eray Bolukçu

Cumartesi, 04 May 2013 19:32

Omurgalı Hayvanları Tanıyalım

Omurgalı hayvanların vücudunda kıkırdak ya da kemikten oluşmuş omurga ve iç iskelet bulunur. Omurgalı hayvanlar memeliler, kuşlar, sürüngenler, kurbağalar ve balıklar olmak üzere beş grupta incelenir.

1. Memeliler

 

  • İnsan, geyik, inek, at, koyun, kedi, köpek, aslan, tavşan, fare  vb. memeli hayvanlar grubunda yer alır.
  • Memeliler doğurarak çoğalır ve yavrularını sütle beslerler.
  • Vücutları genellikle kıllarla kaplıdır.
  • Genellikle karada yaşarlar.
  • Balina, fok, yunus gibi hayvanlar balıklara benzese de memelidir.
  • Yarasa uçabilen tek memeli hayvandır.

 

 

2. Kuşlar

  • Memelilerin vücutları kıllarla, kuşların vücutları tüylerle kaplıdır. Bu sayede kolaylıkla uçabilirler. Omurgaları da uçmalarına kolaylık sağlayacak şekildedir.
  • Kuşlar yumurta ile çoğalırlar.
  • Yavrularına bakarlar.
  • Akciğer solunumu yaparlar.
  • Kuşların vücut ve gaga yapıları beslenme ve avlanma şekillerine göre değişir.
  • Penguen ve deve kuşları vücut ağırlıkları fazla olduklarından uçamazlar
  • Tavuk ve hindi kanatlarını çok az kullandıklarından uçma yeteneklerini kaybetmişlerdir.

 

 

3. Sürüngenler

  • Kertenkele, kaplumbağa, timsah, yılan sürüngenler grubunda yer alır.
  • Ayakları vücutlarına oranla çok küçük olduğundan sürünerek hareket ederler. Yılanların ise hiç ayağı yoktur.
  • Sürüngenlerin derilerinin üzeri pullarla kaplıdır.
  • Akciğer solunumu yaparlar.
  • Yumurta ile çoğalırlar.
  • Sürüngenler çoğunlukla etle beslenir.
  • Dillerini hızla ileri çıkarıp geri çekerek avlarını yakalarlar.
  • Vücut sıcaklıkları bulundukları sıcaklıklara göre değişiklik gösterir.
  • Hareketleri için gerekli enerjinin büyük kısmını Güneş'ten alırlar. Bu nedenle uzun süre soğuk bir ortamda kalan sürüngen hayvanın hareketlerinde yavaşlama gözlenir.
  • Timsahlar hem suda hem karada yaşar. Kaplumbağaların karada ve suda yaşayan türleri vardır.
  •  

4. Kurbağalar

  • Kurbağalar suda ve karada yaşayabilen hayvanlardır.
  • Yumurta ile çoğalırlar. Yumurtadan çıkan yavrular balığa benzer suda yaşar ve solungaç solunumu yapar. Yavru kurbağa büyüdükçe görünüşü ve özellikleri değişir. Ergin(gelişmiş) kurbağanın akciğerler gelişir, bacakları gelişir ve kuyruğu kaybolur.
  • Yavru ve ergin kurbağalar arasındaki bu farklılıklara iki yaşamlılık(başkalaşım) denir. Kurbağaların en önemli özelliği iki yaşamlı olması yani başkalaşım geçirmesidir.
  • Yavru kurbağa solungaç solunumu ergin kurbağa akciğer ve deri solunumu yapar.
  • Kurbağaların derisi ince olduğundan nemli kalması gerekir. Bu nedenle yaşamlarını su kenarlarında veya suda geçirirler. Uzun süre suya girmeyen kurbağanın derisi kurur ve deri solunumu yapamaz. Bir süre sonra ölür.

5. Balıklar

  • Balıklar suda yaşar.
  • Solungaç solunumu yaparlar.
  • Yumurta ile çoğalırlar.
  • Yavru bakımı görülmez.
  • Kuyruk ve yüzgeçleri sayesinde hareket ederler.
  • Tatlı suda yaşayan balıklara örnek olarak: alabalık, sazan, yayın; tuzlu suda yaşayan balıklara örnek olarak hamsi, palamut, lüfer, mezgit örnek verilebilir.
Çarşamba, 24 Nisan 2013 18:58

Kişisel Hijyen ve Bakım

HİJYEN nedir?

Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılan her türlü temizlik uygulamaları  yani ortamın her türlü hastalık etmenlerinden uzaklaştırılması işlemlerine hijyen denir.

Hijyen neden önemlidir?

  Başta kendi sağlığımız olmak üzere,başkalarının da sağlığını  korumanın en önemli aracı temizliktir.

Sağlığın korunması için;

  • -Vücut, ağız ve dişlerimizin temizlenmesi,
  • -Giyeceklerin sık yıkanması,
  • -Yalnızca  bedenin  temizliği değil, kullanılan herşeyin ve ortamın temizlenmesi  gereklidir.

Her insan kendi temizliğinden sorumludur. Çocuk yaşlarda anne, baba veya öğretmenler tarafından çoğu zaman bizzat yapılarak öğretilen temizlik  uygulamalarının, çocukluktan sonra bireyin kendisi tarafından yapılması gerekmektedir

DİKKAT!

Temizliğin sadece görünür kirlenme olduğu zamanlarda yapılması yeterli değildir.

Hijyen neden gereklidir?

  • Sağlıklı yaşam ve hastalıklardan korunmak için,

•      Kişinin rahatlamasını, dinlenmesini, gevşemesini ve kas gerilimini azaltmak için,

•      Kişinin genel görünümünü olumlu hale getirmek için,

•      Derinin sağlıklı olmasını sağlamak için,

•      Kişinin kendine olan güvenini arttırmak için gereklidir.

El temizliği?

•      Günlük yaşantımızda en çok kirlenen organımız ellerimizdir. Ellerimizle çevreden aldığımız çeşitli mikropları ve parazit yumurtalarını;

•      Ağzımıza

•      Besinlerimize

•      Derinin mikrop girecek

  yerlerine bulaştırırız.

Bu nedenle;

•      Yemeklerden önce ve sonra,

•      Pis ve pis olması muhtemel eşyaya dokunduktan sonra,

•      Tuvaletten önce ve sonra,

•      Uykudan önce ve kalktıktan sonra,

•      Hayvan ve insan dışkısıyla temastan sonra,

•      Toplu taşıma araçlarına bindikten sonra

•      Özellikle salgın hastalık dönemlerinde insanlarla temas ettikten sonra

    ELLERİMİZİ YIKAMALIYIZ.

Ellerimizi nasıl yıkamalıyız?

-          Eller ılık akan suyla ıslatılır

-          Katı sabun veya sıvı sabun kullanılır

-          Parmakların  arası  ve bilekler temizlenir

-          Köpük bilekten aşağı doğru durulanır.

-          El yıkama süresi, saatin tik taklarına uygun en az 10 a kadar sayarak belirlenir.

-          Eller kağıt havlu ya da havlu kullanarak iyice kurutulur

-          Toplu kullanılan musluklar direkt elle temastan kaçınılır, temiz bir peçeteyle kapatılır

Tırnak bakımı ve temizliği:

-          Haftada bir kez el tırnakları kısa ve yuvarlak, ayak tırnakları kısa ise tırnak batmalarını engellemek için, düz kesilmelidir.

-         Tırnak uçlarının altında birçok mikrop üreyebilir.  Bu nedenle tırnak diplerinin temizliğine özen göstermek gerekir.

Ayak bakımı ve temizliği

•      Ayaklar her gün yıkanmalı ve yıkandıktan sonra, özellikle parmak araları iyice kurulanmalıdır

•      Yoksa!

–      Nemli ortamda mantar enfeksiyonu gelişir.

•      Uygun ve rahat bir ayakkabı seçilmelidir.

•      Ayağa tam uyan bir ayakkabı;

•      Parmakları sıkmamalı

•      Topuğu sıkıca tutmalı

•      Ökçesi geniş olmalı

•      Çok yüksek olmamalı

Vücut temizliği

•      Sabun kullanarak ılık veya sıcak suyla yapılan banyo kir ve salgıların temizlenmesini sağlar.

•       En az haftada 2 kez banyo yapılmalıdır.

•      Mümkün olduğunca sık banyo yapmak, özellikle deri yüzeyinde bulunan mikropların, biriken kirlerin terin uzaklaştırılması ve dökülen yüzeysel hücrelerin temizlenmesi için gereklidir.

•      Yıkanma, su ve sabun kullanarak derinin ovulması ve kirin akıtılmasıdır.

•      Yıkanırken vücudun ayrıntı yerlerine de ulaşmak, kulak arkası ve içi ayak tabanları da ovularak temizlenmelidir.

•      Her banyodan sonra mutlaka temiz iç çamaşırı ve kıyafet giyilmelidir.

•      Banyo yapılamadığı durumlarda da iç çamaşırların günlük olarak değiştirilmesi idrar yolları enfeksiyonu ve mantarların gelişmesini önlemek açısından gereklidir.

•      Spor ve aşırı yorucu işler yapıldığında terlendiği zaman terli terli dolaşılmamalı ve mutlaka yıkanılarak çamaşırlar değiştirilmelidir.

Ağız ve Diş bakımı ve temizliği

•      Ağız hijyeni; diş ve diş etlerinin temizlenmesi, ağzın bol su ile çalkalanması ile sağlanır

•      Dişlerin günde en az iki defa diş fırçası ve nohut tanesi büyüklüğünde diş macunu ile fırçalanması gerekir.

•      Diş fırçalama süresi en az üç dakika olmalıdır.

•      Dişler fırçalanırken aşırı sert ve hızlı hareketlerden kaçınılmalıdır. Aksi durumda diş etimiz tahriş olabilir.

•      Fırçalama sırasında sadece dişler değil ağzın tüm yüzeylerinin temizlenmesine dikkat edilmelidir.

•      Özellikle şekerli besinler yenildikten sonra dişler mutlaka fırçalanmalıdır.

•      Ağız bakımına dikkat edilmediği takdirde;

-      Ağız kokusu,

–      Dişeti rahatsızlıkları,

–      Çiğneme güçlüğü,

–      Hazımsızlık ve

–      Diş çürüklerinin besinlerle birleşmesi sonucu çeşitli kalp romatizması gibi hastalıklar gelişebilir. 

Saç bakımı ve temizliği

•      Saçların en az haftada 2 kez yıkanması gerekir

•      Her gün saçlar kişiye özel tarakla taranmalıdır.

•       Saç temizliğine ve bakımına dikkat etmeyen kişilerde bit ve çeşitli saç derisi hastalıkları oluşabilir.

Tuvalet sonrası beden temizliği

·        Sağlıklı bir insanda idrar mikrop içermez, ancak dışkıda milyonlarca bakteri bulunur. Bunlar bağırsaklarımızdan atılmış olmasına rağmen, herhangi bir yolla tekrar vücudumuzun iç ortamlarına bulaştıklarında hastalanmamıza neden olurlar. Bu nedenle özellikle dışkılama sonrası temizlik özenle yapılmalıdır.

·        Dışkılama sonrası temizlik, idrar çıkışı bölgesine ve vajinaya mikrop bulaşmaması için mutlaka önden arkaya doğru yapılmalıdır.

·        Ayrıca temizlik sırasında ellerin dışkıyla direkt temasından kaçınılmalıdır. Dışkılama sonrası temizlikte doğrudan eller kullanıldığı zaman kirlilik öyle artmaktadır ki en etkili yıkama ile dahi eller tam olarak temizlenememektedir.

·        Bu nedenle tuvalet kağıdı kullanmak en sağlıklısıdır. Yıkama işlemi yapılacaksa da ıslak temiz havlu kullanılmalı ya da doğrudan fışkıran suyla yıkanıp sonra da tuvalet kağıdı ile mutlaka kurulanmalıdır. İşlem bittiğinde ise eller etkili bir biçimde yıkanmalıdır.

Cinsel bölgenin temizliği

  • Ergenlik dönemiyle birlikte kızlar ve erkeklerde üreme organlarında bazı değişiklikler olmaya başlar.  Erkeklerde bu dönemde üreme organlarında büyüme olur. Ayrıca erkek üreme organlarının etrafında kıllanma başlar. Önce kısa ve ince olan tüyler daha sonra kalınlaşmaya, sertleşmeye ve kıvrılmaya başlar. Yine koltuk altlarında, göğüste kıllanma, yüzde sakal oluşmaya başlar.
  • Kızlarda da dış üreme organlarında, bacaklarda ve dış üreme organlarında kıllanma başlar.
  • Kıllı deride ter bezlerinin sayısı çok daha fazladır. Terleme sonrası etrafımızdaki insanları rahatsız edecek düzeyde koku oluşabilir. Ayrıca terleme nedeniyle cildimizde nemli ortamları çok seven mikropların yerleşmesi çok daha kolay olur.mikropların bu bölgelere yerleşmesiyle ise kaşıntı, kızarıklık, şişme, ağrı ve çeşitli mantar enfeksiyonları gelişebilir.
  • Bu nedenle hem erkeklerin hem de kızların  ergenlik döneminden itibaren daha sık banyo yapmalarının yanı sıra bu bölgelerinin temizliğine ve bakımına özel olarak önem vermeleri gerekir.

Kişisel temizlik kuralları nelerdir?

•      Yemeklerden önce ve sonra elleri su ve sabun ile yıkayıp kurulayın

•      İşten veya okuldan eve gelindiğiniz de el, yüz ve ayaklarınızı yıkayın

•      Günde en az iki defa dişlerinizi fırçalayın

•      Her gün saçları,

–      Tarayın

–      Sık sık uygun şampuanla yıkayın

•      En az haftada iki defa

–      Banyo yapın,

–      Çamaşır ve giyecekleri sık değiştirin

•      Haftada bir defa

–      El ve ayak tırnaklarınızı kesin

•      Akşamları yatmadan önce

–      Ayaklarınızı yıkayın,

–      Elbiselerinizi çıkarıp pijama veya gecelik giyin

•      Yere düşen bir yiyeceği yemeyin

•      Çiğ meyve ve sebzeleri yıkamadan yemeyin

•      Açıkta satılan yiyecekleri satın almayın

•      Yanımızda sürekli kâğıt mendil bulundurun

•      Tuvaletleri temiz kullanın

•      Çöpleri çöp kutusuna atın

•      Yerlere tükürmeyin

•      Okul gibi toplu yaşanılan yerlerde yanınızda ayrı sabun ve kağıt peçete taşıyın

•      Tuvaleti kullanmadan önce ve sonra mutlaka su dökün

•      Bulaşıcı hastalığı olan insanlarla yakın temas kurmaktan kaçının

•      Toplu kullanılan eşyaları kullanmadan önce silip öyle kullanın…

Çarşamba, 24 Nisan 2013 18:46

Düzenli Yaşam ve Uyku

 

Sağlıklı olmak için düzenli yaşam ve uyku da vazgeçilmez şartlardandır. Uyku gereksinimi çeşitli yaş gruplarına göre değişebilir. Örneğin yeni doğmuş bebek günün büyük bölümünü uyuyarak geçirirken sağlıklı yetişkin bir insan için günlük 4- 6 saat yetebilmektedir. Gelişme çağındaki çocukların günde 8 saat gece uykusu bir iki saat de öğle uykusu  gerekir. Gece geç saatlere kadar uyumayıp sabah geç kalkmak sağlıklı bir uyku düzeni değildir. Bu nedenle zamanında uyuyup sabah erken kalkmak günü daha verimli geçirmek açısından önemlidir. Günlük sekiz saat uykuyu kimi zaman gece oturup gündüz uyumak biçiminde değerlendirmek sağlıklı bir yöntem değildir. Uykuyu uyku zamanında yani gece gerçekleştirmek düzenli yaşam açısından da vazgeçilmezdir. Uyku düzeni psikolojik durumun da göstergesi olabilir. Uyku düzensizlikleri çeşitli psikolojik sorunlara da yol açabilir. Bu nedenle hem beden hem de ruh sağlığımız açısından düzenli yaşam ve uyku gereklidir.

           Yeteri  kadar   uyunduğu halde uykudan zinde kalkılmıyorsa, üzerinde yatılan yatak, kullanılan yastık, odanın ısısı, ortamda yeterli temiz hava olup olmadığı, ortamda bulunan ısıtıcıların, eşya ya da malzemelerin cila, boya, deterjan gibi kimyasallar yoluyla ortam havasını kirletip kirletmediği, uyku sırasında süre giden bir gürültü kaynağının olup olmadığı gibi etkenler gözden geçirilmelidir. Doğal olarak burun tıkanıklığı ve nefes almada zorlukla birlikte seyreden tüm hastalıklarda ve aşırı şişmanlıkta da uykunun kalitesi bozulur. 

 

Çarşamba, 24 Nisan 2013 18:32

Hareketli Yaşam ve Spor

 

 Sağlıklı yaşamın en temel kurallarından biri de hareketli yaşam ve spordur. Atalarımızın da dediği gibi ‘işleyen demir pas tutmaz.’ Hantal insanlar her zaman daha çabuk yorulur ve çok çabuk hastalanırlar.  Düzenli bir şekilde egzersiz yapan bireylerin yaşam enerjileri artar, kendilerini daha iyi hisseder ve daha iyi görünürler. Yaşam boyu egzersiz yapmak, kalp ve damar hastalıkları, tansiyon yüksekliği ve ileri yaşlarda kemik yoğunluğunun azalması gibi sorunları azaltır. Başka türlü spor yapma olanağı olmasa bile her gün, hiç değilse gün aşırı en az 30 dakika hızlı tempoda yürüyüş yapmak da iyi bir egzersizdir. Ancak egzersiz yapmak bir yaşam biçimi

 

olmalıdır. Birey günlük hayatını programlarken temel gereksinimleri arasında egzersize de yer açmış olmalıdır. Daha önceden hiç egzersiz yapmamış bir kişi hareketli yaşama geçerken sorunyaşayabilir, ancak bu geçiş döneminin ardından kendi bedenindeki değişiklikleri ve bunun önemini kavrayarak egzersizi hayatının bir parçası haline getirecektir.

 

Düzenli egzersiz yapmak kas gücü ve bedensel esnekliğin yanı sıra kalp damar sistemini güçlendirerek dayanıklılığı da arttırır.  Egzersiz akıl ve ruh sağlığı açısından da faydalıdır. Düzenli egzersizle kişi gerilimini azaltabilir, günlük baskılardan uzaklaşabilir ve zihnini zinde tutabilir.

 

 

İdeal tartıya ulaşmak veya sabit tutmak için de egzersizden faydalanılabilir. Koşmak, yüzmek, tenis oynamak, bisiklete binmek, basketbol, voleybol, futbol, gibi sporlar bedensel çalışmanın yoğun olduğu sporlardandır.

 

 

Egzersiz yapmak için zaman ya da başka koşullar nedeniyle olanak olmadığı düşünüldüğünde, gün içindeki zorunlu hareket egzersize dönüştürülebilir. Özel araç yerine toplu taşıtları tercih etmek, gidilecek yere varmadan bir kaç durak önce inip yola hedefe kadar hızlı bir yürüyüş eklemek, asansöre binmek yerine merdivenleri kullanmak, dans etmek hatta hızlı yürüyüşle alışveriş yapmak dahi hafif formda egzersiz yerine geçebilir.

 

Belli bir program dahilinde ve profesyonel yardım almadan egzersiz yapılacaksa bilinmesi gereken bazı kurallar vardır. Daha önce hiç egzersiz yapmamış olanlar gün aşırı 10 dakika gibi sürelerle başlamalı ve bunu zaman içinde en az 30 dakika olacak şekilde arttırmalıdırlar. Egzersiz öncesinde yumuşak ve yavaş hareketlerle gererek kaslar ısıtılmalıdır. Ani hareketler ve aşırı yüklenme özellikle daha önceden alışık olmayan bireylerde spor yaralanmalarına neden olabilir. Bilinçsizce yapılan aşırı egzersiz ise sağlık için hareketsizlik kadar zararlıdır.

Bilinen bir kronik hastalığı olanlar, egzersiz programlarına başlamadan önce kendilerini izlemekte olan hekime başvurmalıdırlar. Egzersizle birlikte gelen şiddetli göğüs ağrısı ve nefes darlığının kalp hastalığı belirtisi olabileceği bilinmelidir. Açık havada yapılacak sporlar için hava kirliliğinin yoğun olmadığı ortamları seçmek dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli noktadır.

Bedenimiz var olma aracımızdır. Egzersiz sırasında olduğu kadar gündelik yaşamımız sırasında da onu yanlış hareketle gelecek zararlardan korumamız gerekir. Uzun süre aynı şekilde durarak çalışmak zorunda kalındığında çalışmaya ara vererek gezinmek, oturuluyorsa kalkıp dolaşmak, kas yorgunluğunu azaltır. Ağır bir şey kaldırırken belden öne eğilmek yerine, çömelerek ağırlığı bedenin değişik bölümlerine paylaştırmak, belimizi korumak açısından önemlidir. Araçsız ve özel bir teknik kullanmadan yetişkin bir kadının kaldıracağı yük 15 kg.’ı yetişkin bir erkeğin kaldıracağı yük ise 25 kg.’ı geçmemelidir. Kullanılan ayakkabı, doğal bel kavsini destekler nitelikte hafif topuklu olmalıdır. Uzun süre oturularak yapılan işlerde oturulan koltuk ya da sandalye bel boşluğunu desteklemelidir. Ayakları dayamak için yükseltici basamak bulunmalıdır.